CORONA’YI YENDİĞİMİZ ŞAFAK

Hepimiz kendi hayat koşuşturmamızda, gündelik endişelerimiz ve ülke sorunlarımız arasında yaşayıp gidiyorduk. Bugün hangi ülke sınırındayız, kaç mülteci geldi,kaç şehidimiz var, nereye kaç kere çığ düştü, ekonomi ne zaman düzelecek, düzelmezse benim işlerim, kira, çocuğun okulu ne olacak derdindeyken dünya bizi hiç ilgilendirmeyen, elimizde mısırımızla korku filmi gibi izlediğimiz bir düşmanla savaşmaya başladı. Her yerde insanlar hastalanıp, tek tek ölmeye başladılar ama biz film gibi seyretmeye devam ettik. Tüm dünyayı kasıp kavuran bir virüs bizim genlerimizin üstünden sekerek atlar, havalar

Okumaya Devam Et

Sadece kadınlar günü değil kadın oluşumuz kutlu olsun

Lilith yaratılan ilk kadındır efsaneye göre. Her efsanede olduğu gibi kimine göre kötü, kimine göre iyidir. Aslında bakış açısıdır her zamanki gibi iyiyi kötüyü belirleyen. En büyük kötülüğü tarihe göre erkeğine itaat etmek istememesidir. Böylece başlar kadınla erkeğin bitmeyen kavgası. Lilith öcünü çok acımasızca almıştır ve almaya da devam etmektedir birçok inanışa göre ama gerçek hayatta biz kadınlar eşit olduğumuzu, aynı yaratıldığımızı kanıtlamak için ömür boyu süren savaşlar vermek zorunda kalıyoruz ne yazık ki. Bir çoğumuz eşitliğe yaklaşamadan, bırakın eşitliği

Okumaya Devam Et

AYNADAN BAKAN KİM

Jung der ki “Kendi karanlığınızı bilmek, diğer insanların karanlıklarıyla başa çıkmak için en iyi yöntemdir.” Ama bunun için kişi önce kendi karanlığı ile karşılaşmaya hazır olmalıdır. Öyle kolay bir yolculuk da değildir bu. Kişi önce kendisiyle savaşa hazır olmalıdır. Bir aynada gözlerinize baktığınızda ama gerçekten gözlerinizin içine doğru baktığınızda, o aynanın yarattığı sonsuzluk hissinde başlar kendinize yolculuğunuz. İşte orada kimlerle karşılaşacağınızı bilemezsiniz, birinci dönemeçte kimsenin görmesini istemediğiniz, herkesten özenle sakladığınız, herkesi kaçıracağını düşündüğünüz, en ulaşılmaz yüzünüz çıkar belki karşınıza. İşte

Okumaya Devam Et

NEDEN ADİL OLMALIYIZ

Adalet insanların yaşamlarında antik çağlardan beri var olmuş, nitelikleri hep tartışma konusu olmuş ve ana olarak hukukun ve politikanın öncelikli araştırma konusu olmuş bir kavramdır. Bir erdem olarak adalet, Yunan mitolojisindeki Themis gibi bağımsızlık ve tarafsızlığı simgelemekle birlikte hukuk anlamında hakların özgürce eşit ve doğru dağılımı olarak tanımlanır. Ama Aristoteles’e göre eşitlik yeterli değildir, hukuk düzeni güçsüzleri koruduğu ölçüde adaletlidir. Sokrates ise adaleti, iyi olanı kötü olandan ayırma bilgisi olarak yani vicdanın temeli olarak tanımlar. Sartre ise der ki; “Özgürlüğe

Okumaya Devam Et

HEPİMİZ BERABER EN ÇOK VAKİT GEÇİRDİĞİMİZ BEŞ KİŞİNİN ORTALAMASIYIZ

Travmatik olaylar tarih boyunca insanlar üzerindeki etkisi ve hayatlarında yarattığı değişimler sebebiyle psikolojinin ve tüm iyileştirici yaklaşımların ilgisini çekmiştir. Çünkü bu yaşantılar bireyin var oluşunu tehdit eden, baş etme yöntemlerini alt üst eden ve inanç sistemlerini sorgulatan olaylardır ama buna rağmen her zaman uyum ve işlevselliğin bozulmasıyla sonuçlanmazlar. Bunun sebebi insanoğlunun hayatta kalmak üzerine programlanmış olan yapısının bazen bu travma sonrasında zarar gören benlik algısını yeni duruma uyumlamak, kişisel görüş ve anlamlarını yeniden düzenlemek için uğraş vermesidir. Bu süreçte geçirdikleri

Okumaya Devam Et

Site Altbilgisi

Sliding Sidebar

Arşivler

Kategoriler